yoga

Kendinle vakit geçirmek ve kendini sevmek

Başlığa spor yapmak yazsaydım, kabul edin hiç biriniz okumayacaktınız ama birazcık spor yapmayı da içeriyor.

Karantina’nın başında çok motive ve çok mutluydum. Artık çalışmak zorunda değildim kendime ayırabileceğim bir sürü vaktim vardı.Kendimi istediğim her konuda geliştirebilecek kadar güçlü, özgüvenli hissediyordum. Günde 3 kez spor yapıyorum , şeker diyetindeyim, yaza incecik gireceğim. Sonra 2 haftanın sonunda bana yavaş yavaş dank etmeye başladı. “Ya bu sene yaz olmazsa?” Yaklaşık 5 saniyede, benim bütün motivasyon çöktü. Mutfağa gidip poğaça pişirmeyi öğrendim. Kayra “Saçmalama Melis, kendin için spor yapıyorsun” vs. dedi ama o bile gaza getiremedi beni.

Sonraki birkaç haftadan (kaç hafta olduğundan emin değilim) asla pişman değilim.Amerikan filmlerindeki ailesinin bodrumunda yaşayıp devamlı bilgisayar oyunları oynayıp, netflix izleyip aburcubur yiyen insan gibi yaşadım.Kendime de İnstagram’da gördüğüm bir cümleyi tekrar edip duruyordum. Bu bir üretkenlik yarışı değil. Herkesin başa çıkma şekli farklıdır.

Hayat benim için bir üretkenlik yarışı olduğundan, kendimi çaktırmadan değiştirmeye başladım. Çok ufak şeylerle.Çünkü üretmek istemediğim için depresyondaydım ve bu konuda bir şeyler yapmaya başladım.

Spor insanın odaklanmasını sağlamak konusunda mükemmel bir araçtır ama egzersiz yapmayı hiç sevmem. Hayatım boyunca hep yüksek adrenalinli sporları tercih ettiğim için, pilates bana sıkıcı ve zor geldi hep. Evin içinde de adrenalin sporu yapamayacağım için, çok ufak şeylerle başladım.

Çok ufak derken iki şey yapıyordum. Birincisi yüz yogası, ikincisi de nefes egzersizleri. İkisi de yataktan kalkmayı gerektirmediği gibi , yormuyor da. Sonra buna cilt bakımı rutini ve yüz masajı ekledim. İyi de bunlar egzersiz bile değil diyenler için, konu zaten en başında en azından kendim için bir şeyler yapabilmekteydi. En azından günümün 2 saatini kurtarıp, işe yarar bir şeyler yapmaya başladığımda depresyonum hafiflemeye başladı.

Depresyonum hafifleyince, bir zamanlar çok sevdiğim yogaya merak saldım yine. Bir yerlerde ( bir yerlerde derken, saçma sapan internet gazetelerinde değil, onlara çok sinirleniyorum.”Bilin bakalım doktorlar ne tavsiye ediyor?” başlığına tıklayıp, SEO için yazılmış şunun gibi 3 sayfa okuduktan sonra: ” Doktorların ne tavsiye ettiğini öğrenmek mi istiyorsunuz, bakın doktorlar ne tavsiye etmiş” çoğu zaman cevaba ulaşamadan çıkıyorum. Koskoca gazetelerin gerçek bilgiler paylaşmak yerine, böyle ufak şeylerden medet ummaları beni çok rahatsız ediyor. Neyse konuyu dağıttım en son bir yerlerde demiştim.Muhtemelen bir makalede.) yoganın odaklanamama problemine iyi geldiğini okumuştum.

Bunun üzerine akşam rutinime bir de 20 dakikalık yoga eklemeye başladım. Çok şaşırtıcı bir şekilde akşamları yaptığım 20 dakikalık yoga sayesinde, üretkenliğim döndü.Yoga yapmaya başlamamın 3. gününde Kayra’nın yazdığı yazıları editlemeyi başardım. Bir haftanın sonunda ise oturmuş, uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapıyorum.Yazıdan da anlayacağınız üzere , biraz düşüncelerim dağınık ama , bir yazıyı tamamlamak üzereyim. Normalde ben 100 kelimelik bir giriş yazıp sıkılırım ve Kayra sağolsun tamamlar.

Sonuç olarak kendim üzerinde test ettim, onayladım. Gerçekten de yoga üretememe ve üretemediğiniz için depresyona girme sorununu çözmek konusunda birebir.Bir şekilde kendim için bir şeyler yapmış oldum. Yazın ince görünmek veya yüz yogasıyla gıdımı yok etmek için değil de, kendim için 20 dakika ayırdığımda kendimi daha iyi hissetme başladım. Bir şeyler yapma hevesim geri döndü.

Bu benim için yogaydı. Sizin kendinize vakit ayırıp kendinizi sevme yönteminiz başka şeyler olabilir. Yazının anafikri şu. Kendinizi bir şeyler yapmaya zorlamak yerine, önce kendiniz için bir şeyler yapın.Gerisi bir şekilde geliyor.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Yazı oluşturuldu 15

Kendinle vakit geçirmek ve kendini sevmek” için bir görüş

Bir Cevap Yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön