disneyland paris

Disneyland Paris

Walt Disney filmleriyle büyüyen çocuklar olarak yıllardır Disneyland ‘e gitme hayalimiz vardı. Paris’e gittiğimizde tabii ki bu fırsatı kaçırmadık.

Disneyland Paris Bilet Fiyatı

Bileti internet üzerinden indirimli olarak 90 Euro gibi bir ücret ödeyerek almıştık fakat Ağustos 2015’ten bu zamana muhtemelen değişmiştir.Oha 90 Euro’mu ödediniz diye sorduğunuzu duyabiliyorum. İyi ki ödemişiz, bir daha ödeyebileceğimizi sanmıyorum.

Disneyland’e Ulaşım

Ulaşım fazlasıyla kolay. Paris metrosunda RER A hattının geçtiği tren istasyonuna gideceksiniz ve Marne la Vallée yönüne giden trene bineceksiniz. Çift katlı tren ile fazla uzun sürmeyen bir yolculuğun ardından son durak olan Disneyland’desiniz. Yola erkenden çıkmayı unutmayın çünkü uzun bir gün olacak.

Disneyland Bölümleri

Disney Park ve Walt Disney Studios olarak iki ana park var.  Devasa şatonun kapılarından girdiğinizde kulağınıza aşina olduğunuz Disney müzikleri dolacak ve etrafta prensesler, izlediğiniz çizgi filmlerin kahramanları dolaşıyor olacak. O andan itibaren bir masalın içine girmiş olacaksınız. Oteller ve mağazalar bile filmlerden fırlamış gibi.

Fantasyland:

Masal ve çizgi film kahramanlarının bulunduğu bölüm. Burası daha çok küçük çocuklara yönelik. Kostümlü kahramanlar belirli saatlerde çıkarak gösteri yapıyor. Biz gittiğimizde Frozen meşhurdu ve Elsa’nın gösterisini izleme şansımız oldu.

Frontier Land:

Vahşi Batı temalı bir alan.

Adventureland:

Bu saydıklarımız içinde en sevdiğimiz bölüm. Karayip Korsanları ve İndiana Jones canlandırılıyor.

Discoveryland:

Uzay kahramanlarının bulunduğu bölüm. Burada da fırlatmalı Space mountain roller coaster favorimizdi.

Walt Disney Stüdyolarında ise film sahnelerinde kendinizi bulacaksınız.

Genel olarak çocukların eğleneceği bir yer. Büyüklere yönelik oyuncakların sayısı fazla değil açıkçası. Ayrıca sıra tam bir felaket. Sıraya girdiğinde saat sayacı var. Ve bulunduğun yerde kaç saat sonra sıranın sana geleceği yazıyor. (“Bu noktadayken 45 dakika”) Ve ayak tabanlarınıza kara sular iniyor diyebiliriz.

Favorimiz olan oyuncaklardan biraz bahsedelim

Tower Of Terror:

“SPOİLER” Otele giriyorsunuz ve salonda loş ışıkta bir otel görevlisi korkunç ses tonuyla size hikayeyi anlatıyor. Bu sırada ışıklar kapanıyor ve adamın yanınıza gelip gelmediği belli değil. Gerçek anlamda korkmuştuk. Ardından aynı korkunçlukta asansör görevlisi sizi asansöre bindirip oturtuyor. Saçma bi kemer bağlanıyor. Her katta kapı açılıyor ve ruh, hayalet benzeri şeylerle karşılaşıyorsunuz. En üst kata geldiğinizde Disneyland’in muhteşem manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Tam manzaraya kendinizi kaptırmışken kayışları kopmuş gibi hızla aşağı düşüyorsunuz. Bu sırada iç organlarınız yer değiştiriyor tabii. Fakat hayatımız boyunca bindiğimiz en muhteşem şeydi diyebiliriz.

Rock’n Rollercoaster:

Mükemmel dizayn edilmiş bir bölüm daha. Ünlü rock yıldızlarının gitarları, plakları, eşyaları, stüdyonun içinde çalışma yaparken canlandırmalarının bulunduğu bir yer. Ardından da muhteşem bir rollercoaster.

İndiana Jones et le Temple:

Bozulmuş safari araçları tapınağın önünde. Ağaçların arasından geçiyorsunuz ve konteynırımsı vagona oturuyorsunuz. Gerçekten bu kadar sarsan bir şeye ilk kez bindik. Kafamızı sağa sola çarpmaktan beyin hücrelerimiz öldü diyebiliriz. Akşam geç saate kaldığımız için sıra da yoktu bu yüzden yaklaşık 10 kez bindik.

Ratatoullie:

Fareli animasyonu bilirsiniz zaten. Mutfakta yakalanma sahnesi canlandırılmış. Siz karanlıkta çarpışan araba gibi bir şeyin içinde oturuyorsunuz. Fare sizsiniz ve etrafınızdaki her şey devasa üç boyutlu. Rüzgardan tut üstünüze dökülecek su bile gerçek. Oradan oraya savruluyorsunuz salonun içerisinde. Bizce eğlenceliydi gayet.

Alice Harikalar Diyarında labirenti:

Labirentleri hep sevmişizdir. Pek esprisi yok.

Genel olarak beğendiğimiz bir yerdi Disneyland ama hem ücreti fazlaydı hem sıralar dayanılmayacak uzunluktaydı hem de büyüklere yönelik oyuncakları arttırabilirlerdi. Almanya Movie Park’a 10 EUR gibi bir ücretle girmiştik ve daha eğlenceli olmuştu bizim için. Ama yine de merak etmektense hayatınızda bir kez olsun bunu tecrübe edin deriz. Tatilya ile büyüyen çocuklar olarak, hiç bir yer bize Tatilya’daki zevki vermiyor ne yazıkki ama hiç yoktan iyidir.

Yazı oluşturuldu 32

Bir Cevap Yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön