Amsterdam Body Worlds

Amsterdam Body Worlds

Dünyayı gezen bu müze 2010’da İstanbul’a geldiğinde gitmeye bir türlü fırsat bulamamıştık. Amsterdam seyahatimizde Dam Meydanı ve Amsterdam Centraal tren istasyonu arasıda yürürken denk geldik ve o anda hemen kendimizi içeri attık. Bildiğiniz üzere Body Worlds dünyanın birçok ülkesini gezen ve her ülkede, farklı konseptlerde olan bir müze. Amsterdam’da ki konsept ise mutluluğun insan vücudundaki etkisi idi. Müze her gün açık ve ziyaret saatleri 09:00-20:00 arası.

Önce biraz müze hakkında bilgi verelim.

Alman bilim adamı Gunther von Hagens tarafından plastinasyon denilen bir yöntemle bedenler çürümez hale getiriliyor. Kaslar, damarlar, organlar, insan vücutları, hayvanlar bozulmamış halde sergileniyor.

Sergilenen insanların durumdan haberleri var. Yani ölmeden önce bilerek ve isteyerek bedenlerini bağışlıyorlar.

Plastinasyon denilen yöntemde su ve yağ dokuların yerleri iyileştirici polimerle dolduruluyor. Folmaldehit kökenli bir çözelti kullanılarak dokuların bozulması önleniyor. Katılaştığı için de şekil planlaması yapılabiliyor. Daha sonra beden aseton banyosuna alınıyor. Dondurucu soğukta hücrelerin içindeki su, aseton ile yer değiştiriyor. Bu sırada plastik hazırlanıyor ve bu sıvı, polimer banyosuna daldırılıyor. Vakum ile aseton düşük sıcaklıkta kaynatılarak buharlaşması sağlanıyor. Buharlaşan aseton yerine hücreler sıvı plastik ile doluyor. Vücuda istenilen şekil verildikten sonra ise ışıkla veya sıcaklıkla sertleştiriliyor. Böylelikle bozulması engelleniyor. Ve müzeye götürülüyor.

Müzeye girdiğiniz anda yukarıda sallanan devasa bir domuz sizi karşılıyor. Eşyalarınızı dolaplara bıraktıktan sonra aşağı inip gezmeye başlıyorsunuz.

Mutluluğu sağlayan aktiviteler bir bir gösterilmekte. Müzisyenler, sporcular, salıncağa binen bir kadın, saksafon çalan bir adam ve daha fazlası ilk bölümde karşımıza çıkıyor. Sizin de mutluluğu tatmanız açısından bu bölümde salıncak ve bisiklet bulunuyor.

Tüm vücut derisin elinde tutan bir adam, karnında bebek olan hamile bir kadın, basketbolcu adam, kafası ortadan ikiye ayrılmış kilolu bir adam, bir balerin ve daha fazlası sergileniyor.

Bir diğer bölümde iç organlarımız sergileniyor. Sigara içen bir insanın ciğeriyle içmeyeninki karşılaştırılmış, böbrekler, kalp, beyin, vücuttaki, el ve ayaklardaki sinirler, damarlar, hepsi bir bir sergilenmekte.

Üreme bölümünde kadın ve erkeğin üreme organları sergileniyor. Anne karnındaki bir bebeğin 1 haftalık halinden itibaren olan 9 aylık gelişimi küçük kavanozlarda peş peşe sıralanmış vaziyette. Bir insanın oluşumuna şahit olmak ise fazlasıyla heyecan verici.

Son bölümde ise seksin insan vücudundaki etkileri konu alınmış. Farklı pozisyonlarda seks yapan çiftler sergilenmekte. Duvara açılmış olan deliklere gözlerinizi yaslayarak arka tarafta yazan cinsellik üzerine bilgileri okuyorsunuz. Ve sonunda içi minderlerle dolu renkli ışıklı, kapıyı kapatabileceğiniz bir oda sizi bekliyor. Ve mutlu son.

Kesinlikle insanın ufkunu açan, bilime, insan vücuduna, hayata, spora, müziğe hatta sekse bakış açısını değiştiren muhteşem bir müze. Ölü bedenlerin arasında gezerek inceleme fikri biraz ürkütücü gelse de herkesin kesinlikle ziyaret etmesi gereken bir ortam. Umarım bir yerlerde denk gelir ve gidersiniz.

Yazı oluşturuldu 32

Bir Cevap Yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön